Yeni Çağın Yapay Zekası
29/11/2007 · Kategori: deneme
“Bu yaşta bu zeka, ilerde yapay zeka..”
Çocuklugumuzda böyle bir tekerleme vardı. O zamanlar pek kafa yormamıştım. Daha doğrusu, “yapay zeka”nın ne’menem bir şey olduğu konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Hoş; zaten bugünde pek bir fikrim yok. Olsun, ben gene de aklıma gelenleri sıralayayım. Aralarından değerli ipuçları çikabilir. Öyle ya, akıl akıldan üstündür demişler.
Gerçeğini çok gördük de, bir de yapayı eksik kalsın diyorsanız haklılık payınız var. Zeka dağıtılırken payımızı alamadık dememek lazım. Zamanımız modern bir çag. Takviye yapabilmek şansına sahibiz artık. Buna zeka da dahil. İleri teknoloji hayatımıza nano sistemleri getirdi. İlaç niyetine içtiğimiz karışımlar içlerinde yüksek kapasiteli zeka etkisi taşiyorlar. Evet, bu-günkü aklımızla bu teknolojiyi pek kavrayamıyoruz ama, gelecek zamanlarda besin takviyesi gibi aklımıza zeka alabileceğiz.
Şimdilerde pek az rastlıyoruz ama yavaş yavaş “otomasyon sistemleri” hayatımıza giriyor. Bizim yerimize karar veren, bizim yerimize beğenen, bizim yerimize efor sergileyen, bizim yerimize eylemleri(ni) gerçekleştiren makineler var artık. Sinsice ve çaktirmadan geliyorlar. Geliyorlar ve hayatımızı işgal ediyorlar. Hayatımızın aşirı derece kolaylaşması çok hoşumuza gidiyor tabi. Bilmiyoruz ki, televizyon kanallarını değiştiren uzaktan kumandanın bir zaman sonra hakimiyeti ele geçireceğini.
Esasen, bilgisayarların ne kadar zeki olduklarının fakındaydım bir süredir. Kıyasladığımda, insanların da bir o kadar az zekalı olduğunu gözlemliyordum. Özellikle “duygu” denilen içsel etkiler insanların oldukça tutarsız davranışlar içerisine girmesine sebep oluyordu. Bizim de, naçizane insan oluşumuz, bu açık defonun gözümüzden kaçması için yeterli sebepti.
Ve, bilgisayarlar çok çok aptaldı. Yani, daha açık söylemek gerekirse, hiç akıllı değildiler. Program içinde bir döngüye girildiğinde, bir bilgisayar bunun çikis yolunu kendi inisiyatifi ile bulamaz. Mantık süreçlerini yürütebilir kurulmuş programına göre ama, özgün kararlar alamaz. Programın dışına çikacak şekilde bir insiyatif yürütemez.
Tabi, bu kuruntular yakın bir zamana kadardı. Mantık yürütmedeki “alanı” arttırdıkça makinelerin duyarlılıkları da artar oldu. “Mantık yürütme”, ileri kararlar alabilme aşamasına gidebilir. Günden güne bu ağın büyüdüğüne şahit oluyoruz. Ve O’nu insanlar beslemeye devam ediyor. Malum, yapay zeka sistemlerinin kopyaladığı, insan zekasıdır. Bilgisayar sistemleri, ne derece izliyor ve kopyalıyorsa insan davranış ve zihinlerini, o derece donanımlanıyordu.
Teknolojik gelişmeler sınır tanımaz. İnsanların ahlakî kaygıları yeterli olmaz teknolojiyi kontrol etmeye. Gelişme her zaman iyileşmeye doğru gitmez. Grafik çok inişli çikislidir. Teknoloji ile insan arasında inter-aktif bir ilişki var. İnsan mı teknolojiye yön veriyor, yoksa teknoloji mi insanı yoğuruyor?
Benim zihnimde arklar çakiyor. Umarım yeni çagin yapay zekası daha istikrarlı olur.
gu;manji
http://groups.yahoo.com/group/ruhsalplatform/
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır