ıslık beste
30/7/2006 · Kategori: öykü
Bugün çok efkarlıyım. Sormayın niye. Ben de tam olarak bilmiyorum. Büyük ihtimal gündelik kuruntularımdandır. Malum, ben kuruntulu biriyim. Kafamda çok kuruyorum, ve bir zaman sonra kurduklarım, zihinsel gerçekliklerim oluyor. Yani bu, bir yürüyüş sırasında ıslık çalmak gibi. Laf olsun diye çaldığım ıslık, bir de bakıyorum güzel bir besteye dönüşmüş. İşte o zaman şaşkına dönüyorum. Ben bu ıslığı beste yapmak için çalmamıştım ki! Ama madem ki oraya iyi bir beste çıktı, buna sahip çıkmalıyım, onu tespit edip korumalı, hak'ettiği ihtimamı göstermeliyim. Haydiii! Durup dururken aldım mı başıma bir iş.
Siz olsanız, yolda yürürken yerde gözünüze çarpan piyango biletini almaz mısınız? Yanından umarsızca sıyrılıp geçer misiniz yoksa? Ya da kimselere sezdirmeden/ çaktırmadan cebinize mi atarsınız? Sonra bir tenhaya geldiğinizde biletin tarihine, numaralarına, tam mı/ yarım mı/ çeyrek mi olduğuna, bayi kaşesinin geçerliliğine bakar mısınız?
İşte, bu ıslıkla beste de bu menem bir şey. Potansiyel olarak çok büyük bir şans görüyorum ben onda. Elbet güzel müzikler dinliyorum, ama benim çaldığım ıslığın ne eksiği var ki onlardan? Zaman, fırsatları değerlendirme zamanı. Kimler, nelerden ne gibi rantlar sağlıyorlar. Çağımız girişimcilik çağı. Bir arkadaşı, dayım için: "O, yere düştüğünde aldığı taşı bile değerlendiren biri" demişti. Geçekten de, İzmir'in orta yerinde inşaatlardan topladığı malzemeler ile bir bahçe-restoran açmıştı ki, dilinizi ısırırsınız. Hatta içinizde inceden hasetlik bile doğabilir. Allah bazı kullarına "yürü ya kulum" diyor. İnsanın bahtı açık olmaya görsün. Bakıyorum, bazı insanlara bir eli yağda, bir eli balda. Onları diğer insanlardan üstün kılan ne? Paraysa para, şansa şan, şöhretse şöhret, asaletse asalet! Bir, sofralarında kuş-sütü eksik!
Hele birine çok güldüm. Adam, plastik mandalı bulmuş. Şu bildiğimiz çamaşır mandalı. Hani eskiden tahtadan yapılırdı, ama ortasındaki demir kısım paslanırdı ya. İşte onun plastik olanını, ve paslanmaz çelik yaylısını. Mandal deyip geçmeyin. Adam mültimilyarder oldu. Kurduğu mandal fabrikalarında seri mandal üretimleri yaptı. Allah yolunu açık etsin, gani gani versin. Malında, mülkünde gözümüz yok.
Gel-gelelim, bizim ne eksiğimiz var? Boysa boy, endamsa endam, fizyonomi istiyorsanız, o da var. Bütün mesele, uyanık olup, atılımcı kimliğimi ortaya çıkarmakta. Bir de, hayallerimi güdük tutmamalıyım. Çünkü, "maksimum", hayallerim kadar zengin olabilirim. Bilisiniz, bir kasap'a piyangodan yüklü bir ikramiye çıkmıştı. Ve adam (yapa-yapa) büyük bir mezbaha açtı.
Birazdan notere gidiyorum. Bestemi tescil ettirmeliyim. Bu benim sermayem ve geleceğe yatırımım. En görkemli yolculuklar, bir "adım"la başlar. Yolum açık olsun.
gumanji 001220063007
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
3 yorum yazılmıştır
Yazan:senanlarsın | Tarih: 2006-08-03 17:17:46Konu: Sizi Daha Önce Hiç Sevmiş miydim
Yazan:medisis | Tarih: 2006-07-31 15:23:48Sizi anlıyorum. Çünkü yaşıyorum sizi gibi. Bu aralar bir şiir sürekli aklımı kurcalıyor. Paylaşalım istedim. Gizli bir bestesi var, okuduğunda görürsün. Gerçekten de, nasıl yaşıyoruz, neleri unuttuk aşkta.
Sizi daha önce hiç sevmiş miydim
bakar mısınız bayan
bu masumiyet sizin mi
tanıdık biri gibi davranıyorsunuz yağmurlara
sevinçleriniz cumhuriyet
dalgınlığınızsa osmanlı
sizi daha önce hiç sevmiş miydim
biraz önce göğe bakmış gibi her haliniz
teninizde büyük bir güzelliğin yaz çıkartması
bunca çocuk bunca siyahlık içinde
her aşkta eğilip gözlerinizden mi öptüler ki
bedeninizin okulunda dudaklarınız hep yıldızlı pekiyi
gölgeli bir hüzünle bakıyorsunuz insanlara
eylül desem değil nisan desem hiç
bir ikindi gibi ikircikli
babadan kalma sanki bu kahkahanız
sizi daha önce hiç sevmiş miydim
çoluk çocuğa karışmış korkular
gözlerinden okunur kadınların sizin de öyle mi
biraz yaklaşın lütfen
aman allahım yalnızlığınız ne büyük ve de görkemli
hayatınıza Sultan Süleyman olmalı
ister ferhat ister mecnun fark etmez
bana bir emir verin
sizi nasıl sevmemi istersiniz
tuhaf sözcüklerle iyi şeyler duydum hakkınızda
adres teslimiymiş bakışlarınız
dili geçmiş korku zamanları
ağzınızda bir tövbeler ordusuyla
kaçamak yanıtlar veriyormuşsunuz tanrıya
canımın içi dermişsiniz dostlarınıza örneğin
ben değil tenim tanıdı sizi
göğüsleriniz küçülmüş kalçalarınız solmuş hasta mısınız
yanlış yerlerinizden mi sevildiniz yoksa
durgunluğunuza iyi gelecek bir öğüt
sevişirken en gözde eşyanızı bulundurun yanınızda
ve karamsar düşüncelere dalmayın alnınızdan öpülürken
bir gün konuşmak istedim sizinle
ama hayırsız utanma duygusu
gizlenmeleri küçümseyen bir yerden
daha yeni karışmıştınız hayata
hatta yakanızda bir gölge izi de vardı
sonra baktım ki bakışlarınız kırık
eski bir aşkla dolusunuz hâlâ
sizi daha önce hiç sevmiş miydim
….......
.........
Yasin Erol
Konu: merhaba
Yazan:sevgicicegii | Tarih: 2006-07-30 01:14:34Sanırım bizim hayattan beklentilerimiz farklı.
Biliyoruzki maddi zenginliğin güzel bir yüreğin yanında
hiç birşey ifade etmediğini...
Herkesin kendini ifade ettiği bir varoluş şekli var.
Konu: SAVAŞA HAYIR !
SAVAŞA HAYIR !
Kampanyaya ilişkin afişi sayfamdan kopyalayabilirsiniz...
Düzenleyen sevgicicegii gün: 30/7/2006 saat: 01:14