Mutluluğa Yolculuk

iki Bilet

12/2/2006 · Kategori: öykü

Sinema gişesindeki kız sordu:

- Eğer ögrenci kimliğiniz varsa iki indirimli bilet verebilirim.

"Benim kimliğim var" dedi genç adam, "ama arkadaşimınki şu an yok."

Gişedeki kız:

- Eğer kimliği yanındaysa salona girerken de gösterebilir.

Biraz durakladı genç adam. Ne cevap vereceğine karar veremedi. Daha da doğrusu durumu zihninde tartıyordu. Aslını isterseniz ikinci bir ögrenci kimliği yoktu. Sadece filmi tek başina seyretme fikri sevimsiz geliyordu. Ama işin içine bilet parası girince afalladı. Evet, indirimli bilet almasına alırdı ama sonra işin içinden nasıl çikacakti. Nihayet kararını verdi:

- İki bilet istiyorum, fakat biri tam olsun.

Gişedeki kız biletleri kesti ve verdi. Sinemada "final destination" adlı bir film oynuyordu. Filmin başlamasına bir saatten fazla zaman vardı. Giyim mağazalarını dolaşabilir, kıyafet bakabilirdi. Tabi, kendinden çok onun için. Onu kendisi için bir referans olarak alıyordu. O keyifliyse keyifli, o neşeliyse neşeli, o huzurluysa huzurlu, o mutlu ise mutluydu.

 

Çevresini saran sayısız ölçüt vardı. Hemen hemen hiçbiri umurunda değildi. Toplumun kemikleşmiş kuralları ona cendere gibi geliyordu. Öte yandan her aklına eseni de yapmazdı. Çünkü bu şekilde çevrenin gözüne batacağını şünüyordu. Sordu kendine "sınırsız özgürlük nedir" diye. Yaşanılan organize toplumsal hayatta hiç bir zaman "sınırsız özgürlük" yoktu. "Özgürlük" adına yapılanların çogu bile ortama uyum çabalarinin sonucuydu.

 

Kendini olabildiğince özgür hissettiği tek yer zihniydi. Orada yoğun ve derin mutlulukların platformu vardı. Gerçek dünyanın dertleri ve sıkıntılarından bunaldığında, daraldığında kendini bu farklı aleme atardı. Evet, gerçek dünyada iletişim problemleri vardı. İnsanları anlamıyor, onlarla kontak kuramıyor, ilişkilerinde çekimser kalıyor ve dahası onların garip bakışlarından ürküyordu. Kendi dünyasında mutluydu, huzurluydu. Evindeki odasını düzenler gibi zihnindeki yaşantıları düzenliyordu. İşte bazen de insanların çok olduğu yerlere şüyordu yolu. Ama artık bunu sadece kendisi için yapmıyordu. Mutluluklarını, keyiflerini ve hatta sıkıntılarını paylaşabileceği biri vardı. Üstelik büyük ve ani bir aşk ile girivermişti dünyasına. Duygularını anlatabilecek kelimeler bulamıyordu. Sanki gizli bir elin aldığı bilete en büyük ikramiye çıkmış ve bu vesileyle gittiği tropik adada sevdikleri ve dostlarıyla enfes bir doğal ortamda harukülade günler ve geceler içinde eğlence, zevk ve macera bulutuna entegre olmuştu. "Doğru, eskiden ben de insanlara deli diye bakardım. Demek ki yaşanmadan bilinmiyor bazı yaşantılar" diye sessizce söylendi.

 

Askıda dokunduğu bir kot pantolondan hoşlandı ve hiç giymeden satın aldı. Bir başka dükkandan ise bir kitap, bir müzik kaseti ve İsveç iksiri aldı. Sinemaya doğru yola koyuldu.

Cebinde iki biletiyle.. biri kendi, biri de en büyük aşkı için.

 

26.08.05 Beylikdüzü 13:45 G.Selçuk

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:livanelim | Tarih: 2006-02-17 15:14:52
Konu: merhaba

Güzel bir yazı ellerinize sağlık

Bağlantı »

Yazan:Özlem(ADMIN) | Tarih: 2006-02-16 03:52:20
Konu: Tebrikler

fenomen, son eklenenler listesine ve arkadas listesine eklendiniz.. teşekkürler
basarilar dileriz..

Bağlantı »

Yazan:fenomen | Tarih: 2006-02-14 14:52:47
Konu: tşkl

Övgün için çok teşekkürler sevgili Agnia, ama ne yazık bu öykü ağustos ayına ait. Olsun. Gene de ümit var.

Bağlantı »

Yazan:Agnia | Tarih: 2006-02-14 11:35:04
Konu: Harikulade

Yazdıkların her gün daha da güzelleşiyor.
Demek ki sen güzelleşiyorsun, ne mutlu buna seyirci olabilmek.

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »