Mutluluğa Yolculuk

bahtımıza bir kapı aç

27/3/2006 · Kategori: öykü

Seyyar piyango satıcısına  seslendim…

-   Oradan iki bilet alabilir miyiz?

Kız arkadaşıma döndüm ve bir bilet çekmesini istedim. Gözlerini süzerek bana yan yan baktı. Çimen sarısı gözleri ışıldıyor, yanağındaki gamzesi çıkıyordu ama sesi buz gibi soğuktu.

-   Benim piyangoya ihtiyacım yok, diye kestirip attı.

Baharın bu insanın içine sevinç saçan gününde Assos’taydık. Hangi rüzgar bizi buraya taşımıştı, bilemem? Polaroid makineli bir fotoğrafçı ansızın geldi ve bilet satıcısıyla olan halimizi çekiverdi. İtiraz edecek gibi oldum. “Resmimizi çektin ama, almayacağız ki.”

-   Almanız şart değil, dedi fotoğrafçı. “Bu anı, kişisel arşivime kayabilirim.”

-   Ama, bizden habersiz çektin görüntülerimizi, diye agresif bir tonda çıkıştım.

-   Olsun abi, dedi.

-   Ücretsiz de verebilirim. Sonuçta bu sizin resminiz.

Sık-uzun ağaçların arasında bir kır kahvesindeydik. Şimdi hafiften yağmur çiseliyordu dalların arasından. Balyajlı uzun sarı saçlarını savurarak resmi fotoğrafçının elinden çelip aldı arkadaşım.

-   Güzel çıkmış. Her ne kadar bu anı dondursak ta zamanda, umarım güzel bir anı olur bu bize.

Garson, tavşan-kanı çaylarımızı getirmişti. Çayın kokusu tütüyordu. Piyango satıcısı atıldı:

-   Abi, bileti alıyor musunuz, almıyor musunuz?

“Tabi ki alıyoruz” diye söylendim kızgın bir sesle. “Almadığımız bilete  nasıl ikramiye çıkabilir ki?”

Çiğdem, mahmur gözlerle bana bakıyordu. Bakışlarında sinsi bir şaşkınlık ifadesi vardı. Ne yani? Sanki her Allah’ın günü paralar çıkıyordu da biz almaya gitmiyorduk.

-   E, güzelim… Şunu bir anlatır mısın? Almadığımız bilete ikramiye nasıl çıkacak?

Araya fotoğrafçı girdi:

-   Abi, bir harçlık verirsin herhalde?

Hala, çektiği fotoğrafın derdindeydi. “Alalım bari” diye aklımdan geçirince, fotoğrafların en az iki tane olması gerektiğini düşündüm. Biri Çiğdem’e, diğeri bana.

Çiğdem anlatmaya başladı:

-   Eğer başına bir uğursuzluk gelirse bunu piyango biletinden mi bileceksin? Buna paralel olarak, eğer bir zenginlik yaşayacaksan bunu sana talihin taşır. Bak ben, hayatımı ümide bağlamıyorum hiç. Yaşanacak güzel günler varsa, yaşarım. Eğer çalışmam ve gayret göstermem gerekiyorsa, onu da yaparım. Eğer, kısmetimde paralı ve saltanat içinde yaşamak varsa, onu da doya doya yaşarım.

-   Hıhh!, dedim.

-   Lafta bunları söylemek ne de kolay. Başına gelirse anlarsın kalp kırıklığı, umutsuzluk ve çaresizlik neymiş.

Fotoğrafçıya seslendim:

-   Çek bir renkli resmimizi.

Çiğdem’e döndüm:

-   Sen de bahtımıza bir kapı aç. Çek ordan iki bilet.

 

25*03*2006 gumanji 17&50

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:sen | Tarih: 2006-07-07 14:20:10
Konu: :)

ÇOK GÜZEL Bİ HİKAYE :)) VALLA ÇOK HOŞUMA GİTTİ..

Bağlantı »

Yazan:AmatorYazarlar | Tarih: 2006-04-04 23:58:11
Konu: Duyuru!!

Amator_Yazarlar acılıyoooor :) katılımlarınızı bekliyoruz... ayrıca amacımız yazar olmak değil sadece ortak paylaşımlar edinmektir. hepimiz yazıyoruz - amatörce de olsak..-

Düzenleyen AmatorYazarlar gün: 4/4/2006 saat: 11:59

Bağlantı »

Yazan:fenomen | Tarih: 2006-03-30 12:14:12
Konu: çok tşk

merhabala arkadaşlar,
beni bu platforma layık gördüğünüz için çok teşekkürler
ama ben nacizane derdimi anlatabilmek için zorunlu olarak
yazmak eylemini gerçekleştiriyorum
yazar olmak çok iddialı bir ifade
ben gayretlerinizde başarılar diliyorum
sevgiler
gürsel

Bağlantı »

Yazan:AmatorYazarlar | Tarih: 2006-03-30 00:59:39
Konu: Amator Yazarlara Davetlisiniz...

Sevgili blogcu arkadaşım,
Amator yazarlar olarak kendi yazdıklarımızı derleyip paylaşalım, eğlenceli bir yarış sürecine katılalım istiyoruz.Sizleride aramızda görmek isteriz.Amatör de olsa yazabiliriz hep beraber..görüşmek dileğiyle
sevgiler..

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »